Yer çekimi, Dünya'nın kütlesi nedeniyle çevresindeki bütün cisimleri kendi merkezine doğru çekmesidir. Kütlesi olan her cismin birbirini çektiğini söyleyen evrensel kütle çekiminin Dünya üzerindeki görünümüdür. Yeryüzünde serbest bırakılan cisimler, hava direnci ihmal edilirse yaklaşık 9,8 m/s² ivmeyle hızlanarak düşer. Bu değere yer çekimi ivmesi denir.
- Yasayı ortaya koyan
- Isaac Newton
- Yayımlandığı eser
- Principia, 1687
- Çekim sabiti (G)
- 6,674 × 10⁻¹¹ N·m²/kg²
- Yer çekimi ivmesi
- Yaklaşık 9,8 m/s²
- G'yi ilk ölçen
- Henry Cavendish, 1798
- Kuramı genişleten
- Albert Einstein, genel görelilik (1915)
Newton’un evrensel çekim yasası ne söyler?
Isaac Newton, 1687’de yayımladığı Philosophiae Naturalis Principia Mathematica adlı eserinde, yere düşen bir elmayı ve Dünya çevresinde dolanan Ay’ı aynı kuvvetin yönettiğini matematiksel olarak gösterdi. Bu yasaya göre evrendeki her iki cisim birbirini, kütlelerinin çarpımıyla doğru, aralarındaki uzaklığın karesiyle ters orantılı bir kuvvetle çeker.
Yasa şu formülle ifade edilir: F = G · m₁ · m₂ / r². Burada F çekim kuvvetini, m₁ ve m₂ cisimlerin kütlelerini, r cisimlerin merkezleri arasındaki uzaklığı, G ise evrensel çekim sabitini gösterir. G’nin değeri yaklaşık 6,674 × 10⁻¹¹ N·m²/kg²’dir. Bu sayının çok küçük olması, gündelik nesneler arasındaki çekimin neden fark edilmediğini açıklar; çekim ancak gezegen büyüklüğünde kütlelerde belirgin hâle gelir.
Uzaklığın karesiyle ters orantı önemli bir sonuç doğurur: İki cisim arasındaki uzaklık iki katına çıkarsa çekim kuvveti dörtte birine, üç katına çıkarsa dokuzda birine düşer.
Çekim kuvveti karşılıklıdır: Dünya bir elmayı ne kadar kuvvetle çekiyorsa elma da Dünya’yı aynı büyüklükte bir kuvvetle çeker. Ancak Dünya’nın kütlesi çok büyük olduğu için bu kuvvetin Dünya’da oluşturduğu hareket fark edilemez. Aynı karşılıklı çekim, denizlerdeki gelgitlerin de başlıca nedenidir. Ay’ın Dünya’nın kendisine yakın ve uzak yüzlerine uyguladığı çekimin farklı olması, okyanus sularının iki tarafta kabarmasına yol açar.
Çekim sabiti nasıl ölçüldü?
Newton yasayı ortaya koymuş, ancak G’nin sayısal değerini ölçememişti. Bu ölçümü yasanın yayımlanmasından yaklaşık yüz on yıl sonra, 1798’de İngiliz bilim insanı Henry Cavendish yaptı. Cavendish, ince bir tele asılı çubuğun uçlarındaki küçük kurşun kürelerin, yakınlarına konan büyük kurşun kürelere doğru ne kadar döndüğünü ölçtü. Bu “burulma terazisi” deneyi, laboratuvarda iki cisim arasındaki çekimi ölçen ilk deney oldu. G’nin bilinmesi, Dünya’nın kütlesinin hesaplanmasını da mümkün kıldı. Cavendish, Dünya’nın ortalama yoğunluğunu suyun yaklaşık 5,5 katı olarak buldu; bu sonuç günümüzde kabul edilen değere oldukça yakındır.
Kütle ile ağırlık arasındaki fark nedir?
Gündelik dilde sıkça karıştırılsa da kütle ve ağırlık farklı büyüklüklerdir. Kütle, bir cismin içerdiği madde miktarının ölçüsüdür ve bulunduğu yere göre değişmez. Ağırlık ise o cisme etki eden çekim kuvvetidir ve kütle ile yer çekimi ivmesinin çarpımına eşittir (ağırlık = m · g).
| Özellik | Kütle | Ağırlık |
|---|---|---|
| Tanım | Madde miktarı | Cisme etki eden çekim kuvveti |
| Birimi (SI) | Kilogram (kg) | Newton (N) |
| Yere göre değişir mi? | Hayır | Evet |
| Ölçüldüğü araç | Eşit kollu terazi | Dinamometre |
| Türü | Skaler | Vektörel (yönü merkeze doğru) |
Örneğin kütlesi 50 kg olan bir cismin yeryüzündeki ağırlığı yaklaşık 50 × 9,8 = 490 newtondur. Aynı cisim çekimin daha zayıf olduğu bir yere götürülse kütlesi yine 50 kg kalır, fakat ağırlığı azalır.
Yer çekimi ivmesi her yerde aynı mıdır?
Hesaplarda genellikle 9,8 m/s² ya da kolaylık için 10 m/s² kullanılır; standart değer olarak 9,80665 m/s² kabul edilmiştir. Ancak gerçek değer yeryüzünün her noktasında aynı değildir. Dünya tam bir küre değildir, kutuplardan basık ve ekvatordan şişkindir; ayrıca kendi ekseni çevresinde döner. Bu nedenlerle yer çekimi ivmesi ekvatorda yaklaşık 9,78 m/s², kutuplarda ise yaklaşık 9,83 m/s² olarak ölçülür. Yüksek dağların tepesinde, merkezden uzaklık arttığı için değer biraz daha azalır. Yer altındaki kayaçların yoğunluk farkları da küçük sapmalara yol açar; jeologlar bu farkları ölçerek maden ve yer altı yapılarını araştırır.
Einstein yer çekimini nasıl açıkladı?
Newton’un yasası, kuvvetin nasıl hesaplanacağını son derece başarılı biçimde gösterir; ancak çekimin uzaktaki cisimlere nasıl etki ettiğini açıklamaz. Albert Einstein, 1915’te tamamladığı genel görelilik kuramıyla yer çekimini bir kuvvetten çok, kütle ve enerjinin uzay-zamanı bükmesinin sonucu olarak yorumladı. Bu görüşe göre cisimler, bükülmüş uzay-zamanda izlenebilecek en doğal yolları izler ve bu hareket bize çekim olarak görünür.
Gündelik hızlarda ve zayıf çekim alanlarında Newton’un yasası ile Einstein’ın kuramı neredeyse aynı sonuçları verir. Bu yüzden köprü, bina ya da araç tasarımı gibi pek çok mühendislik hesabında Newton’un yasası kullanılmaya devam eder. Çok güçlü çekim alanlarında ve çok hassas ölçümlerde ise genel görelilik gerekir.
Yer çekimiyle ilgili sık yapılan yanılgılar
- “Ağır cisimler hafif cisimlerden daha hızlı düşer.” Hava direnci olmadığında bütün cisimler aynı ivmeyle düşer. Gündelik hayatta tüyün yavaş düşmesinin nedeni çekim değil, hava direncidir. Bu konuyu ilk kez sistemli deneylerle inceleyenlerden biri Galileo Galilei’dir.
- “Yer çekimi yalnızca Dünya’ya özgüdür.” Kütlesi olan her cisim çekim uygular; bir masa ile bir kalem de birbirini çeker, ancak bu kuvvet ölçülemeyecek kadar küçüktür.
- “Kütle ile ağırlık aynı şeydir.” Kütle kilogramla, ağırlık newtonla ölçülür; tartıların gösterdiği kilogram değeri aslında ağırlıktan hesaplanan kütledir.
Bilgili misin?
1/4İki cisim arasındaki uzaklık iki katına çıkarılırsa aralarındaki çekim kuvveti nasıl değişir?
Cevabı göster
B) Dörtte birine iner — Çekim kuvveti uzaklığın karesiyle ters orantılıdır; uzaklık 2 kat artınca kuvvet 2² = 4 kat azalır. Yarıya inme, uzaklıkla doğrudan ters orantı olsaydı geçerli olurdu.
2/4Evrensel çekim sabitini (G) laboratuvarda ilk kez ölçen bilim insanı kimdir?
Cevabı göster
D) Henry Cavendish — Cavendish 1798'de burulma terazisiyle G'yi ölçtü. Newton yasayı kurmuş ama sabiti ölçememiş, Einstein ise çekimi uzay-zaman bükülmesiyle açıklamıştır.
3/4Kütlesi 50 kg olan bir cismin yeryüzündeki ağırlığı yaklaşık kaç newtondur? (g = 9,8 m/s²)
Cevabı göster
A) 490 — Ağırlık kütle ile yer çekimi ivmesinin çarpımıdır: 50 × 9,8 = 490 N. 50 kütlenin kendisidir, diğer değerler hatalı çarpımlardır.
4/4Yer çekimi ivmesi Dünya'nın hangi bölgesinde en büyüktür?
Cevabı göster
C) Kutuplarda — Kutuplar Dünya'nın merkezine daha yakındır ve dönme etkisi en azdır; bu yüzden ivme yaklaşık 9,83 m/s² ile en büyük değerine ulaşır. Ekvatorda ve yüksek yerlerde daha küçüktür.
Sık sorulan sorular
Yer çekimi olmasaydı ne olurdu?
Yer çekimi olmasaydı atmosfer, okyanuslar ve yüzeydeki serbest cisimler Dünya'ya bağlı kalamazdı. Gezegenlerin ve yıldızların oluşması da kütle çekimi sayesinde mümkün olmuştur.
Serbest düşme nedir?
Serbest düşme, bir cismin yalnızca çekim kuvvetinin etkisiyle hareket etmesidir. Hava direnci ihmal edildiğinde cismin hızı her saniye yaklaşık 9,8 m/s artar.
Ağırlıksızlık hissi nasıl oluşur?
Ağırlıksızlık hissi, bir cisim ve içindekiler birlikte serbest düşme hâlindeyken ortaya çıkar. Bu durumda çekim kuvveti ortadan kalkmaz, yalnızca hissedilen destek kuvveti kaybolur.
Kaynakça
- 6.5 Newton's Universal Law of Gravitation (College Physics 2e) · OpenStax, Rice University
- Yer Çekimi Nasıl Keşfedildi? · Küre Ansiklopedi
- Gravity · Encyclopaedia Britannica