Kapadokya'nın eşsiz görünümü, milyonlarca yıl önce Erciyes, Hasandağı ve Göllüdağ gibi volkanların püskürttüğü kül ve lavların oluşturduğu tüf katmanlarının yağmur, rüzgâr ve akarsularla aşınmasıyla oluştu. Peribacaları, yumuşak tüfün üzerindeki sert bir kaya tabakasının alttaki katmanı koruması sayesinde şekillendi. Bölge 1985'te UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınmıştır.
Popüler anlatımlarda volkanik malzemenin yalnızca Erciyes, Hasandağı ve Göllüdağ'dan geldiği söylenir; ancak yerbilimciler bölgede çok sayıda kaldera ve volkanik çıkış noktası tespit etmiştir. Tüf katmanlarının bir kısmı bu büyük dağlardan değil, bugün izleri zor seçilen eski volkanik merkezlerden gelmektedir.
- Yer
- Nevşehir merkezli; Kayseri, Aksaray, Niğde, Kırşehir
- Ana kayaç
- Volkanik tüf (ignimbirit)
- Başlıca volkanlar
- Erciyes, Hasandağı, Göllüdağ
- Şekillendiren süreç
- Yağmur, rüzgâr ve akarsu erozyonu
- UNESCO kaydı
- 1985 (karma alan)
- Bilinen yer altı şehri
- Derinkuyu (yaklaşık 55 m)
Volkanlar Kapadokya’yı nasıl hazırladı?
Kapadokya’nın bugünkü görünümünün temeli, Miyosen döneminden itibaren İç Anadolu’da yaşanan yoğun volkanik faaliyetlere dayanır. Bu dönemde bölgedeki volkanlar ve çok sayıda volkanik çıkış noktası büyük miktarda kül, pomza ve lav püskürttü. Sıcak kül ve gaz bulutları vadileri doldurarak kalın katmanlar hâlinde yayıldı ve zamanla sıkışıp sertleşti. Bu şekilde oluşan açık renkli, gözenekli kayaca tüf, sıcak kül akıntılarından oluşan türüne ise ignimbirit denir.
Erciyes, Hasandağı ve Göllüdağ bu volkanik sistemin en tanınan dağlarıdır. Volkanik faaliyetler kesintili biçimde sürdüğü için bölgede farklı sertlikte katmanlar üst üste dizildi: Kalın ve yumuşak tüf katmanlarının arasına daha ince ama dayanıklı lav ya da kaynaşmış tüf tabakaları girdi. İşte bu sertlik farkı, bugünkü manzaranın anahtarıdır.
Peribacaları adım adım nasıl oluştu?
- Katmanlaşma: Volkanik patlamalar sonucunda yumuşak tüf katmanlarının üzerine yer yer daha sert kayaç tabakaları yerleşti.
- Çatlama: Sert üst tabaka, soğuma ve yer hareketleriyle çatladı; yağmur suları bu çatlaklardan aşağı sızmaya başladı.
- Aşınma: Yağmur, sel suları, akarsular ve rüzgâr, çatlaklar boyunca alttaki yumuşak tüfü hızla aşındırdı. Kışın donup çözülme de kayaları parçaladı.
- Koruyucu şapka: Sert kaya parçalarının hemen altındaki tüf, yukarıdan gelen yağmura karşı korunduğu için daha yavaş aşındı ve sütun biçiminde ayakta kaldı.
- Yıkılma: Zamanla koruyucu şapka düştüğünde altındaki sütun da hızla aşınır ve konik bir tepeye dönüşür.
Bu süreç bugün de devam etmektedir. Yeni peribacaları yavaşça oluşurken eskileri aşınıp yok olur; yani Kapadokya manzarası sabit değil, sürekli değişen bir yeryüzü şeklidir.
İnsanlar kayaları nasıl kullandı?
Tüfün en önemli özelliği, kolayca oyulabilmesi ve hava ile temas ettikçe dış yüzeyinin sertleşmesidir. Bu sayede bölge halkı, binlerce yıl boyunca kayalara konut, ahır, güvercinlik, depo, kilise ve manastır oydu. Göreme’deki kaya kiliselerinde Orta Bizans dönemine ait fresk resimleri günümüze ulaşmıştır.
Bölgenin en dikkat çekici yapıları yer altı şehirleridir. Derinkuyu, sekiz kata ve yaklaşık 55 metre derinliğe ulaşan yapısıyla bölgenin en büyük yer altı yerleşimi olarak bilinir. Kaymaklı da en çok ziyaret edilen yer altı şehirlerinden biridir. Bu yapılarda havalandırma bacaları, su kuyuları, şarap ve yağ işlikleri, ahırlar ve girişleri kapatmaya yarayan büyük taş kapılar bulunur.
UNESCO ve koruma
“Göreme Millî Parkı ve Kapadokya Kayalık Alanları”, 1985’te UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alındı. Hem doğal güzellikleri hem de kültürel değerleri nedeniyle karma (kültürel ve doğal) alan olarak kaydedilen az sayıdaki yerden biridir. Türkiye’nin listeye giren ilk alanları arasındadır.
| Özellik | Bilgi |
|---|---|
| UNESCO’ya giriş | 1985 |
| Kayıt türü | Karma (kültürel ve doğal) |
| Öne çıkan alanlar | Göreme, Uçhisar, Ürgüp, Avanos, Zelve, Derinkuyu, Kaymaklı |
| Kayaç türü | Volkanik tüf ve ignimbirit |
Peribacası türleri ve öne çıkan vadiler
Kapadokya’daki peribacaları tek tip değildir. Kayaçların sertliği, katmanların kalınlığı ve aşınmanın süresi farklı biçimler ortaya çıkarır:
- Şapkalı peribacaları: Tepesinde koyu renkli, sert bir kaya bloğu bulunan klasik peribacalarıdır. Ürgüp yakınlarındaki Üç Güzeller bu türün en bilinen örneğidir.
- Konik peribacaları: Koruyucu şapkası düşmüş, sivri uçlu tepeye dönüşmüş sütunlardır. İçleri kolayca oyulabildiği için çoğu konut veya güvercinlik olarak kullanılmıştır.
- Çok gövdeli peribacaları: Tek bir tabandan birden fazla sütunun yükseldiği şekillerdir. Paşabağı (Rahipler Vadisi) bu türün güzel örneklerini barındırır.
- Kaya kaleleri: Uçhisar ve Ortahisar gibi, içi oyulmuş büyük kaya kütleleridir. Uçhisar Kalesi bölgenin en yüksek noktalarından biri olarak geniş bir manzara sunar.
Bölgenin vadileri de ayrı bir çekicilik taşır. Güvercinlik Vadisi, kaya yüzeylerine oyulmuş binlerce güvercin yuvasıyla tanınır; bu yuvalarda toplanan güvercin gübresi geçmişte bağ ve bahçelerde gübre olarak kullanılmıştır. Devrent Vadisi, aşınmanın hayvan siluetlerine benzettiği kayalarıyla bilinir. Zelve ise kayalara oyulmuş bir köyün terk edildikten sonra açık hava müzesine dönüştürülmüş hâlidir. Kızılçukur ve Güllüdere vadileri, gün batımında renk değiştiren pembe tonlu kayalarıyla yürüyüşçülerin uğrak yeridir.
Kapadokya’nın yumuşak tüfleri tarım için de elverişlidir. Volkanik topraklar bağcılık için uygundur ve bölgede çok eski çağlardan beri üzüm yetiştirilir. Kayalara oyulmuş serin depolar ise patates, limon ve diğer ürünlerin uzun süre saklanması için bugün de kullanılmaktadır.
Sık yapılan yanılgılar
Peribacalarının lav akıntısının doğrudan katılaşmasıyla oluştuğu sanılır. Oysa peribacası bir “yapım” değil, bir “aşınma” şeklidir: Volkanlar yalnızca ham malzemeyi sağlamış, asıl şekli milyonlarca yıllık erozyon vermiştir. Bir diğer yanılgı, Kapadokya’nın yalnızca Nevşehir’den ibaret olduğudur. Tarihî Kapadokya bölgesi çok daha geniştir ve Kayseri, Aksaray, Niğde ile Kırşehir’in bir kısmını da kapsar. Adının “güzel atlar ülkesi” anlamına geldiği de çok tekrarlanır; ancak bu, Pers kaynaklarında geçen “Katpatuka” adına dair yaygın bir yorumdur ve dil bilimciler arasında kesinlik taşımaz.
Bilgili misin?
1/4Peribacalarının oluşmasındaki temel süreç hangisidir?
Cevabı göster
A) Yumuşak tüfün erozyonla aşınması — Peribacaları aşınma şekilleridir: Sert bir tabakanın koruduğu yumuşak tüf, çevresi aşınırken sütun biçiminde ayakta kalır.
2/4Kapadokya'nın UNESCO'daki kayıt türü nedir?
Cevabı göster
C) Karma (kültürel ve doğal) — Göreme ve Kapadokya, hem doğal hem kültürel değerleri nedeniyle 1985'te karma alan olarak kaydedildi.
3/4Aşağıdakilerden hangisi Kapadokya tüflerinin kaynağı olarak anılan volkanlardan biri değildir?
Cevabı göster
B) Nemrut Dağı — Nemrut Dağı Bitlis'tedir ve Van Gölü'nün oluşumuyla ilişkilidir. Erciyes, Hasandağı ve Göllüdağ Kapadokya ile anılan volkanlardır.
4/4Kapadokya'daki Derinkuyu yer altı şehri yaklaşık kaç metre derinliğe ulaşır?
Cevabı göster
D) 55 m — Derinkuyu yaklaşık 55 metre derinliğe ve sekiz kata ulaşan yapısıyla bölgenin en büyük yer altı yerleşimi olarak bilinir.
Sık sorulan sorular
Kapadokya'ya en uygun ziyaret mevsimi hangisidir?
İlkbahar ve sonbahar ılıman havası nedeniyle en çok tercih edilen dönemlerdir. Kış aylarında kar altındaki peribacaları da ayrı bir manzara sunar.
Peribacası başka ülkelerde de var mı?
Benzer aşınma şekilleri ABD'deki Bryce Kanyonu gibi farklı yerlerde de görülür; ancak her biri kendi kayaç yapısına göre farklı görünüme sahiptir.
Kapadokya'da sıcak hava balonu neden yaygın?
Sabah saatlerindeki durgun hava ve vadilerin geniş manzarası balon uçuşlarına uygundur. Uçuşlar Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün iznine ve hava koşullarına bağlıdır.
Kaynakça
- Kapadokya · Küre Ansiklopedi
- Göreme National Park and the Rock Sites of Cappadocia · UNESCO Dünya Mirası Merkezi
- Dünya Miras Listesi · Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü