İçeriğe geç
0 günlük seri

Dede Korkut Hikâyeleri nedir?

Sınavda çıkar 3 dk okuma 3 kaynak 4 soruluk test
Kısa cevap

Dede Korkut Hikâyeleri, Oğuz Türklerinin kahramanlıklarını, inançlarını ve törelerini anlatan, nazım ve nesrin iç içe olduğu 12 hikâyeden oluşan anonim bir eserdir. Uzun süre sözlü gelenekte yaşamış, büyük olasılıkla 15. yüzyılın ikinci yarısında yazıya geçirilmiştir. Bilinen başlıca nüshaları Dresden ve Vatikan kütüphanelerindedir.

Hikâye sayısı geleneksel olarak 12 kabul edilir; ancak 2018'de İran'ın Türkmen Sahra bölgesinde ortaya çıkan Günbed nüshasında yeni boylar bulunduğu için bazı kaynaklar sayıyı 13 veya 14 olarak verir.

Kendini sına
Bilgi kartı
Tam adı
Kitâb-ı Dedem Korkud alâ Lisân-ı Tâife-i Oğuzân
Tür
Destan özellikli halk hikâyesi
Hikâye sayısı
12 (Dresden nüshası)
Yazıya geçiriliş
15. yüzyılın 2. yarısı (tahmini)
Dresden nüshası
Giriş ve 12 hikâye
Vatikan nüshası
Giriş ve 6 hikâye
UNESCO
2018, Somut Olmayan Kültürel Miras (Azerbaycan, Kazakistan, Türkiye)

Kitabın nüshaları nelerdir?

Eserin bilinen en eksiksiz nüshası Almanya’daki Dresden Kraliyet Kütüphanesi’ndedir. Bu nüsha 1815’te Alman şarkiyatçı Heinrich Friedrich von Diez tarafından tanıtılmıştır. Her sayfada on üç satır bulunan bu yazma, birkaç kelime dışında harekesizdir ve bir giriş bölümü ile 12 hikâyeyi içerir. İkinci nüsha Vatikan Kütüphanesi’ndedir; İtalyan Türkolog Ettore Rossi tarafından tanıtılmış ve 1952’de yayımlanmıştır. Vatikan nüshasında giriş ile birlikte yalnızca 6 hikâye bulunur.

2018’de İran’ın Türkmen Sahra bölgesinde ortaya çıkan ve Günbed nüshası diye anılan üçüncü bir yazma, araştırmacıların ilgisini yeniden bu esere çekti. Bu nüshada 27 soylama ile birlikte daha önce bilinmeyen iki boy yer alır; bunlardan biri Salur Kazan’ın yedi başlı ejderhayı öldürmesini anlatır.

Dede Korkut kimdir?

Dede Korkut hikâyelerin yazarı değil, hikâyelerde görünen bilge bir kişidir. Kitapta Oğuz boylarının akıl danışılan büyüğü, geleceği haber veren bir bilge ve kopuz çalan bir ozan olarak tasvir edilir. Hanlar zor durumda kaldıklarında ona başvurur; yeni doğan ya da kahramanlık gösteren gençlere ad koyan da odur. Hikâyelerin çoğunun sonunda Dede Korkut gelir, olayı destan hâline getirip boy boylar, soy soylar.

Dede Korkut adı yalnızca bu kitapta geçmez. Tarihî kaynaklarda Oğuzların Bayat ya da Kayı boyundan bir bilge olarak anılır. Kazaklar arasında Korkut Ata adıyla bilinir ve Kazak-Kırgız ozanlarının piri sayılır. Ona ait olduğu söylenen mezar ve makamlarla ilgili çok sayıda rivayet vardır.

Kitapta hangi hikâyeler yer alır?

Dresden nüshasındaki 12 hikâye şunlardır:

  1. Dirse Han Oğlu Boğaç Han
  2. Salur Kazan’ın Evinin Yağmalanması
  3. Kam Büre Bey Oğlu Bamsı Beyrek
  4. Kazan Bey Oğlu Uruz Bey’in Tutsak Olması
  5. Duha Koca Oğlu Deli Dumrul
  6. Kanlı Koca Oğlu Kan Turalı
  7. Kazılık Koca Oğlu Yigenek
  8. Basat’ın Tepegöz’ü Öldürmesi
  9. Begil Oğlu Emren
  10. Uşun Koca Oğlu Segrek
  11. Salur Kazan’ın Tutsak Olup Oğlu Uruz’un Onu Kurtarması
  12. İç Oğuz’a Dış Oğuz Asi Olup Beyrek’in Ölmesi

Hikâyelerin merkezinde Oğuzların beyi Salur Kazan ve çevresindeki beyler vardır. Konular arasında yiğitlik, yurt savunması, aile bağları, sadakat, misafirperverlik ve ölüm karşısındaki tutum öne çıkar. Bamsı Beyrek hikâyesinin Orta Asya’da Alpamış adıyla bilinen çok eski bir anlatıyla bağlantılı olduğu düşünülür.

İlk hikâye, eserin dünyasını tanımak için iyi bir örnektir. Çocuğu olmadığı için toplulukta küçümsenen Dirse Han’ın sonunda bir oğlu olur. Çocuk, meydanda saldıran bir boğayı yenince Dede Korkut ona Boğaç adını verir. Kıskanç adamların kışkırtmasıyla babası oğlunu okla yaralar; annesinin çabası ve dağ çiçekleriyle karışık süt sayesinde Boğaç iyileşir, daha sonra da tutsak düşen babasını kurtarır. Bu hikâyede ad koyma geleneği, kahramanlığın sınanması, ana sevgisi ve vefa gibi eserin temel değerleri bir arada görülür.

Dil ve anlatım özellikleri nelerdir?

  • Nazım ve nesir bir arada: Olaylar düz yazıyla anlatılır; duygunun yoğunlaştığı yerlerde “soylama” denen manzum bölümler gelir. Soylamalar hece ölçüsüne düzenli biçimde uymaz ve bir tür serbest şiiri andırır.
  • Sade ve canlı dil: Gereksiz süsten uzak, kısa cümlelerle kurulan, konuşma diline dayanan bir üslup hâkimdir.
  • Oğuz Türkçesi: Eserin dili Azerbaycan Türkçesinin özelliklerini gösterir, ancak tamamen ona özgü değildir; Kıpçakça ve Moğolcadan geçmiş kelimeler de vardır.
  • Atasözleri: Giriş bölümünde Oğuzların günlük yaşamını yansıtan çok sayıda atasözü bulunur.
  • İnanç katmanları: İslamiyet öncesi gelenekler ile İslami unsurlar birlikte görülür; Deli Dumrul’un Azrail ile karşılaşması bu iç içeliğin bilinen örneğidir.

Hikâyelerde kadın karakterler de etkin bir yer tutar. Kahramanlarla birlikte ata binen, ok atan, sözü dinlenen kadınlar, eserin yansıttığı toplum yapısı hakkında önemli ipuçları verir.

Sık yapılan yanılgılar

Eser Türkiye’de ilk kez 1916’da Kilisli Muallim Rifat tarafından Arap harfleriyle yayımlanmıştır. Latin harfleriyle ilk baskılarından birini 1938’de Orhan Şaik Gökyay, bir diğerini 1958’de Muharrem Ergin hazırlamış; o tarihten bu yana eser üzerine yüzlerce bilimsel çalışma yapılmıştır. Bugün hikâyeler okul kitaplarından tiyatro sahnelerine, çizgi romanlardan televizyon dizilerine kadar pek çok alanda yeniden yorumlanmaktadır. Eser, Türk dili tarihi açısından da değerlidir; Eski Anadolu Türkçesi ile Azerbaycan Türkçesi arasındaki ilişkiyi incelemek isteyen araştırmacılar için temel kaynaklardan biridir.

“Hikâyeleri Dede Korkut yazmıştır.” Eser anonimdir. Dede Korkut, hikâyeleri derleyen ya da yazan kişi değil, anlatının içindeki bilge ve ozan figürüdür.

“Dede Korkut Hikâyeleri bir destandır.” Eser destan çağının izlerini taşır, ancak türü bakımından destandan halk hikâyesine geçiş örneği olarak değerlendirilir.

“Tepegöz, Odysseia’dan aktarılmıştır.” Tepegöz hikâyesinin Homeros’un Odysseia’sındaki tek gözlü dev bölümüyle benzerliği sık sık karşılaştırılır. Bu benzerliğin ortak bir eski anlatıdan mı yoksa etkileşimden mi kaynaklandığı tartışmalıdır.

Sık sorulan sorular

Deli Dumrul hikâyesi neyi anlatır?

Kuru çayın üzerine köprü kurup geçenden haraç alan Deli Dumrul'un Azrail'e meydan okumasını anlatır. Canına karşılık can bulması istenir; anne ve babası reddedince eşi canını vermeye razı olur ve sonunda ikisine de ömür bağışlanır.

Kopuz nedir?

Kopuz, Türk ozanlarının yüzyıllarca kullandığı telli bir çalgıdır. Dede Korkut hikâyelerinde ozanların ve Dede Korkut'un elindeki temel çalgı olarak geçer.

Dede Korkut ne zaman UNESCO listesine girdi?

Dede Korkut mirası, destan kültürü, halk hikâyeleri ve müziğiyle birlikte 2018'de Azerbaycan, Kazakistan ve Türkiye'nin ortak dosyasıyla UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsilî Listesi'ne alındı.

Kaynakça

  1. Dede Korkut · TDV İslâm Ansiklopedisi
  2. Heritage of Dede Qorqud/Korkyt Ata/Dede Korkut, epic culture, folk tales and music · UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras
  3. Destan · Küre Ansiklopedi
Bilgiliyim Yayın Kurulu · Son kontrol 16 Ekim 2026
Kendini sına
Bir konu, kişi ya da soru yazın. Türkçe karakter kullanmasanız da bulunur.
↑ ↓ gezEnter açEsc kapat