Atasözü, uzun deneyimlere dayanan, genel bir yargı ya da öğüt bildiren ve halka mal olmuş kalıplaşmış sözdür; deyim ise çoğunlukla mecaz anlamlı, bir durumu çarpıcı biçimde anlatan ama yargı bildirmeyen kalıplaşmış söz öbeğidir. Atasözü genellikle tam bir cümledir, deyimlerin çoğu ise mastar biçimindedir.
- Atasözünün amacı
- Genel yargı ve öğüt bildirmek
- Deyimin amacı
- Bir durumu etkili ve çoğunlukla mecazlı anlatmak
- Atasözü yapısı
- Genellikle tam cümle
- Deyim yapısı
- Çoğunlukla mastarlı söz öbeği
- Atasözü örneği
- Ağaç yaşken eğilir.
- Deyim örneği
- Kulak kabartmak
- Eski Türkçedeki karşılığı
- Sav (Dîvânu Lugâti't-Türk)
Atasözü nedir?
Atasözleri, toplumun uzun süreli gözlem ve deneyimlerinden süzülüp kalıplaşmış, nesilden nesile aktarılan kısa sözlerdir. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre atasözleri zamanla çoğu kez gerçek anlamlarının yanında mecazlı bir anlam kazanır, halkın hafızasında yaşar ve halka mal olur. Söyleyeni belli değildir; anonimdir.
Atasözleri akılda kalmaları için çoğu zaman ölçülü ve uyaklıdır. “Sakla samanı, gelir zamanı” ya da “Damlaya damlaya göl olur” gibi sözlerde ses tekrarları ve ritim belirgindir. Atasözlerinde benzetme, karşıtlık ve kinaye gibi söz sanatları da sık görülür.
Türkçede atasözü kavramının tarihi çok eskidir. 11. yüzyılda Kaşgarlı Mahmud, Dîvânu Lugâti’t-Türk’te atasözlerini “sav” adıyla vermiştir. Osmanlı döneminde Arapça kökenli “mesel” ve “darbımesel” kelimeleri kullanılmış, “atalar sözü” ifadesi de yaygınlaşmıştır.
Deyim nedir?
Deyimler, bir durumu, davranışı ya da duyguyu kısa, etkili ve çoğu zaman mecazlı biçimde anlatan kalıplaşmış söz öbekleridir. “Burnundan solumak” öfkeyi, “etekleri zil çalmak” büyük sevinci, “gözü dönmek” kendini kaybedecek kadar öfkelenmeyi anlatır. Bu sözlerde kelimeler gerçek anlamlarıyla değil, birlikte kazandıkları yeni anlamla kullanılır.
Deyimlerin büyük kısmı “-mak, -mek” mastar ekiyle biter ve cümlede çekimlenerek kullanılır: “Konuşmaya kulak kabarttı”, “Kitaba göz atacağım” gibi. Daha az sayıda deyim ise cümle biçimindedir, ancak bu deyimler de bir yargı ya da öğüt bildirmez; yalnızca bir durumu tasvir eder.
Deyim ile atasözü arasındaki temel farklar nelerdir?
| Ölçüt | Atasözü | Deyim |
|---|---|---|
| Anlam | Genel bir yargı, öğüt ya da hayat dersi bildirir. | Bir durumu, davranışı ya da duyguyu anlatır; yargı bildirmez. |
| Yapı | Genellikle tam bir cümledir. | Çoğunlukla mastarlı bir söz öbeğidir. |
| Değişebilirlik | Kalıbı genellikle değiştirilmeden kullanılır. | Kişiye ve zamana göre çekimlenebilir. |
| Anlam türü | Gerçek ya da mecaz anlamlı olabilir. | Çoğunlukla mecaz anlamlıdır. |
| Örnek | İşleyen demir pas tutmaz. | Ağzı kulaklarına varmak. |
Kısacası en önemli ayrım ölçütü “yargı ve öğüt” unsurudur. Bir söz herkes için geçerli bir ders ya da genel bir doğru bildiriyorsa atasözüdür. Yalnızca bir durumu renkli biçimde anlatıyorsa deyimdir. TDV İslâm Ansiklopedisi de deyimlerin atasözleri gibi bir hüküm taşımadığını ve çoğu kez tek başına cümle yapısı göstermediğini vurgular.
Aşağıdaki örnekler bu farkı somut olarak gösterir:
- Damlaya damlaya göl olur (atasözü): Küçük birikimlerin zamanla büyük sonuç doğuracağını öğütler.
- Dikensiz gül olmaz (atasözü): Her güzel şeyin bir zorluğu da olduğunu anlatır.
- Her koyun kendi bacağından asılır (atasözü): Herkesin kendi yaptığından sorumlu olduğunu bildirir.
- Dereyi görmeden paçaları sıvamak (deyim): Bir işin zamanı gelmeden aceleyle hazırlığa girişmeyi anlatır.
- Ateşle oynamak (deyim): Tehlikeli bir işe girişmek anlamına gelir.
- Bin dereden su getirmek (deyim): Bir şeyi kabul ettirmek için türlü bahaneler ileri sürmeyi anlatır.
Atasözlerinin her biri, kim tarafından söylenirse söylensin aynı genel dersi verir. Bu yüzden bir atasözü konuşmada çoğu zaman bir tartışmayı bitiren, söyleneni güçlendiren bir kanıt gibi kullanılır. Deyimler ise ancak bir cümlenin içinde, belirli bir kişinin belirli bir durumunu anlatırken tam anlamını kazanır.
Atasözü, deyim ve vecize nasıl ayırt edilir?
Bu iki kavramla sık karıştırılan üçüncü bir tür de vecizedir. Vecize, yani özdeyiş, atasözü gibi öğüt ya da genel bir düşünce bildirir; ancak anonim değildir, söyleyeni bellidir. Bu bilgiye göre bir sözü sınıflandırırken şu sorular yol göstericidir:
- Söz genel bir yargı ya da öğüt bildiriyor mu? Bildirmiyorsa büyük olasılıkla deyimdir.
- Bildiriyorsa sözün sahibi belli mi? Belliyse vecizedir, belli değilse atasözüdür.
- Söz mastar ekiyle bitiyor ve cümlede çekimlenebiliyor mu? Bu durum deyim olduğuna dair güçlü bir işarettir.
Okul sınavlarında sıkça karşılaşılan bir tuzak, hem öğüt hem de mecaz içeren kalıpların ayırt edilmesidir. Örneğin “Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer” sözü mecaz anlamlıdır ama genel bir yargı bildirdiği için atasözüdür. Buna karşılık “ağzı süt kokmak” yalnızca birinin çok genç ve deneyimsiz olduğunu anlatır, bir ders vermez; bu nedenle deyimdir.
Türk Dil Kurumunun Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü, bir sözün hangi gruba girdiğini öğrenmek için başvurulabilecek en güvenilir kaynaklardan biridir. Sözlük, atasözlerini ve deyimleri anlamlarıyla birlikte ayrı ayrı listeler.
Sık yapılan yanılgılar
“Cümle biçimindeki her kalıplaşmış söz atasözüdür.” Bazı deyimler de cümle biçimindedir. Belirleyici olan biçim değil, sözün genel bir yargı ya da öğüt bildirip bildirmediğidir.
“Atasözleri her zaman mecaz anlamlıdır.” “Bugünün işini yarına bırakma” gibi atasözleri gerçek anlamlıdır. Mecaz, atasözleri için sık görülen ama zorunlu olmayan bir özelliktir.
“Atasözleri hiç çelişmez.” Atasözleri farklı durumlar için söylendiğinden bazen birbirine zıt görünen örnekler bulunur. Bu yüzden bir atasözünü yorumlarken hangi durumda söylendiğine dikkat etmek gerekir.
Bilgili misin?
1/4Aşağıdakilerden hangisi bir atasözüdür?
Cevabı göster
C) Ağaç yaşken eğilir — "Ağaç yaşken eğilir" eğitimin küçük yaşta verilmesi gerektiğine dair genel bir öğüt bildirir; bu yüzden atasözüdür. Diğerleri mastarlı ve yargı bildirmeyen deyimlerdir.
2/4Öğüt ya da genel bir düşünce bildiren, ancak söyleyeni belli olan söze ne ad verilir?
Cevabı göster
A) Vecize — Söyleyeni belli olan özlü sözlere vecize denir. Atasözleri anonimdir; deyimler yargı bildirmez; mâni ise bir halk şiiri türüdür.
3/4Kaşgarlı Mahmud'un Dîvânu Lugâti't-Türk'te atasözü karşılığı olarak kullandığı kelime hangisidir?
Cevabı göster
D) Sav — Kaşgarlı Mahmud atasözlerini "sav" adıyla vermiştir. Mesel ve darbımesel Arapça, pend ise Farsça kökenli terimlerdir.
4/4Deyimlerle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Cevabı göster
B) Cümlede çekimlenerek kullanılabilirler. — Deyimlerin çoğu mastarlıdır ve "göz attım, göz atacağım" gibi çekimlenebilir. Öğüt bildirmek atasözünün, söyleyeninin belli olması vecizenin özelliğidir.
Sık sorulan sorular
Darbımesel ne demektir?
Darbımesel, Arapça kökenli bir terimdir ve Osmanlı Türkçesinde atasözü anlamında kullanılmıştır. Günümüzde yerini büyük ölçüde "atasözü" kelimesine bırakmıştır.
Atasözleri ve deyimler büyük harfle mi yazılır?
Atasözleri tam cümle olduğu için cümle başında büyük harfle başlar ve nokta ile biter. Deyimler ise cümlenin içinde geçtiği yere göre yazılır.
Bütün milletlerin atasözleri var mıdır?
Evet. Dünyanın hemen her dilinde atasözleri bulunur. Yazıya geçmiş en eski atasözü örneklerine Mezopotamya'daki Sümer tabletlerinde rastlanmıştır.
Kaynakça
- Atasözü · TDV İslâm Ansiklopedisi
- Deyim · Küre Ansiklopedi
- Halk Edebiyatı · Küre Ansiklopedi
- Darbımesel · Küre Ansiklopedi