Yetişkin bir insanın iskeletinde ortalama 206 kemik bulunur. Yeni doğan bebeklerde bu sayı daha yüksektir, çünkü kafatası, omurga ve leğen bölgesindeki bazı kemik parçaları henüz kaynaşmamıştır. Büyüme sürecinde bu parçalar birleşir ve sayı yirmili yaşlarda 206'ya iner. Kemiklerin yarıdan fazlası el ve ayaklarda bulunur.
Doğumdaki kemik sayısı kaynağa göre 270 ile 300 arasında verilir; fark, kaynaşmamış parçaların ve kıkırdak taslakların nasıl sayıldığından kaynaklanır. Yetişkinlerde de fazladan sesamoid kemikler nedeniyle kişiden kişiye küçük farklar görülebilir.
- Yetişkinde kemik sayısı
- Ortalama 206
- Doğumda kemik sayısı
- Yaklaşık 270–300
- Eksen iskeleti
- 74 kemik
- Üye iskeleti
- 126 kemik
- Kulak kemikçikleri
- 6 (her kulakta 3)
- En uzun kemik
- Uyluk kemiği (femur)
- En küçük kemik
- Üzengi (stapes)
- Vücut kalsiyumunun kemikteki payı
- Yaklaşık %99
206 sayısı nasıl elde edilir?
Anatomi kitaplarında iskelet iki büyük bölüme ayrılır. Baş, omurga ve göğüs kafesinden oluşan eksen iskeleti (skeleton axiale) vücudun orta hattını taşır. Kollar, bacaklar ve bunları gövdeye bağlayan omuz ve leğen kuşakları ise üye iskeletini (skeleton appendiculare) oluşturur. Ankara Üniversitesi’nin anatomi ders notlarındaki dökümde 206 sayısı şu şekilde toplanır:
| Bölüm | Kemik sayısı |
|---|---|
| Omurga (columna vertebralis) | 26 |
| Kafatası (cranium) | 22 |
| Kaburgalar ve göğüs kemiği | 25 |
| Dil kemiği (os hyoideum) | 1 |
| Üst üye kemikleri | 64 |
| Alt üye kemikleri | 62 |
| Kulak kemikçikleri | 6 |
| Toplam | 206 |
Tablodan da görüldüğü gibi kemiklerin yarıdan fazlası el ve ayaklarda yer alır. Her elde 27, her ayakta 26 kemik bulunduğu kabul edilir. Bu yoğunluk, el ve ayakların ince ve esnek hareketler yapabilmesini sağlar.
Bebeklerde neden daha fazla kemik vardır?
Yeni doğan bir bebeğin iskeleti, yetişkinin küçültülmüş bir kopyası değildir. Birçok kemik başlangıçta birden fazla parçadan ve kıkırdaktan oluşur. Kafatası kemikleri arasında bıngıldak adı verilen yumuşak aralıklar bulunur; bu aralıklar doğum sırasında başın şekil değiştirebilmesine ve beynin hızla büyümesine imkân tanır. Zamanla bu aralıklar kemikleşir ve kafatası parçaları birbirine kenetlenir.
Benzer bir kaynaşma omurganın alt ucunda da yaşanır. Çocuklukta ayrı duran beş sakral omur yetişkinlikte tek bir kemiğe, sakruma dönüşür. Leğen kemiği de üç ayrı kemiğin (ilium, iskium ve pubis) birleşmesiyle oluşur. Uzun kemiklerin uçlarındaki büyüme plakları da ergenlik sonrasında kapanır ve kemiğin gövdesiyle birleşir. Ankara Üniversitesi kaynağı bu sürecin ara aşamasını şöyle özetler: Doğumda yaklaşık 270 olan kemik sayısı 14 yaşında 254’e iner ve kaynaşmalar tamamlandığında 206’ya ulaşır.
Kemikler neden yapılmıştır?
Kemik, canlı ve sürekli yenilenen bir dokudur. Yapısının yaklaşık %30–40’ı esneklik veren organik maddelerden, %60–70’i ise sertlik kazandıran inorganik tuzlardan oluşur. İnorganik kısmın büyük bölümü kalsiyum fosfattır. Vücuttaki kalsiyumun yaklaşık %99’u kemiklerde depolanır; bu nedenle iskelet, kandaki kalsiyum düzeyinin dengelenmesinde bir rezerv görevi de görür.
Kemiğin dış kısmı yoğun ve sağlam olan kompakt kemikten, iç kısmı ise süngerimsi yapıdaki spongioz kemikten oluşur. Bu düzen, kemiğin hem dayanıklı hem de hafif olmasını sağlar. Kemiklerin içindeki boşlukları dolduran kemik iliği, kan hücrelerinin üretildiği yerdir. Kemiği dıştan saran kemik zarı (periosteum) ise kemiğin beslenmesinde, onarımında ve enine büyümesinde rol oynar.
Kemik dokusunda iki karşıt süreç aynı anda işler: Osteoblast adlı hücreler yeni kemik yapar, osteoklastlar ise eski kemiği yıkar. Bu döngüye yeniden şekillenme denir. MSD Manuals’a göre bu süreç sayesinde iskelet yaklaşık her 10 yılda bir baştan sona yenilenmiş olur.
İskeletin görevleri nelerdir?
- Destek: Vücuda biçim verir ve yumuşak dokuları taşır.
- Koruma: Kafatası beyni, göğüs kafesi kalp ve akciğerleri, omurga ise omuriliği korur.
- Hareket: Kaslar kemiklere tutunur; eklemler etrafında kaldıraç sistemi oluşur.
- Kan yapımı: Kırmızı kemik iliğinde alyuvar, akyuvar ve kan pulcukları üretilir.
- Mineral deposu: Kalsiyum ve fosfor gibi mineraller kemikte saklanır.
Kemikler biçimlerine göre de sınıflandırılır. Kol ve bacaklardaki uyluk kemiği, kol kemiği ve parmak kemikleri gibi boyu eninden büyük olanlara uzun kemik denir. El bileği ve ayak bileğindeki küp benzeri küçük kemikler kısa kemik grubundadır. Kafatasının tavanını oluşturan kemikler, göğüs kemiği ve kürek kemiği yassı kemiklere örnektir; bu kemikler geniş yüzeyleriyle hem koruma sağlar hem de kaslara tutunma alanı sunar. Omurlar ve yüz kemiklerinin bir bölümü ise belirli bir kalıba uymadığı için düzensiz kemik olarak adlandırılır. Diz kapağı gibi tendonun içinde gelişen kemiklere de sesamoid kemik denir.
Kemikler birbirine eklemlerle bağlanır. Bazı eklemler, örneğin kafatası dikişleri, neredeyse hiç hareket etmez. Omurlar arasındaki eklemler sınırlı hareket sağlar. Omuz, kalça ve diz gibi eklemler ise geniş hareket açıklığına sahiptir; bu eklemlerde kemik uçlarını kaygan bir kıkırdak örter ve eklem sıvısı sürtünmeyi azaltır.
En uzun ve en küçük kemikler hangileridir?
Vücudun en uzun ve en güçlü kemiği uyluk kemiğidir (femur). Kalça ekleminden diz eklemine uzanır ve ayakta dururken gövdenin ağırlığının büyük kısmını taşır. Uzunluk sıralamasında femuru kaval kemiği (tibia) ve kol kemiği (humerus) gibi uzun kemikler izler.
En küçük kemik ise orta kulaktaki üzengi kemiğidir (stapes). Örs ve çekiç kemikleriyle birlikte üç kemikçiklik bir zincir oluşturur. Bu zincir, kulak zarına çarpan ses titreşimlerini iç kulağa iletir. İki kulakta toplam altı kemikçik bulunduğu için bunlar 206 sayısının içinde ayrıca hesaba katılır.
Sık yapılan yanılgılar
“Kemikler cansızdır.” Bu doğru değildir. Kemik; damarları, sinirleri ve hücreleri olan, sürekli yenilenen bir dokudur. Kemik zarında çok sayıda ağrı reseptörü bulunması da bunun bir göstergesidir.
“Herkesin kemik sayısı tam olarak aynıdır.” 206, standart ders kitabı sayısıdır. Bazı kişilerde tendonların içinde gelişen küçük sesamoid kemikler, fazladan bir kaburga ya da kafatası dikişlerinde küçük ek kemikler bulunabilir. Bu tür farklılıklar çoğunlukla bir sorun oluşturmaz ve anatominin doğal çeşitliliği olarak kabul edilir.
“Dişler de kemiktir.” Dişler kemik kadar sert olsa da kemik sayılmaz ve 206 sayısına dahil edilmez. Dişlerin yapısı ve yenilenme özellikleri kemikten farklıdır; diş minesi vücudun en sert dokusudur.
Bilgili misin?
1/4Yetişkin bir insanın iskeletinde ortalama kaç kemik bulunur?
Cevabı göster
B) 206 — Standart sayı 206'dır. 270 civarı rakam doğumdaki sayıyı ifade eder; 186 ve 226 ise herhangi bir dönemin sayısı değildir.
2/4Vücudun en küçük kemiği hangisidir?
Cevabı göster
D) Üzengi kemiği — Orta kulaktaki üzengi kemiği (stapes) en küçük kemiktir. Çekiç ve örs de kulak kemikçiğidir ama üzengiden büyüktür; dil kemiği boyundadır.
3/4Vücuttaki kalsiyumun yaklaşık yüzde kaçı kemiklerde depolanır?
Cevabı göster
A) %99 — Kalsiyumun yaklaşık %99'u kemikte bulunur. Bu yüzden iskelet, kandaki kalsiyum dengesi için bir rezerv görevi görür.
4/4Bebeklerde kemik sayısının yetişkinlerden fazla olmasının nedeni nedir?
Cevabı göster
B) Bazı kemik parçalarının henüz kaynaşmamış olması — Kafatası, sakrum ve leğen gibi bölgelerdeki parçalar büyüme sürecinde kaynaşır. Kemikler yaşla erimez, dişler de kemik sayılmaz.
Sık sorulan sorular
Kemikler vücut ağırlığının ne kadarını oluşturur?
Ankara Üniversitesi anatomi ders notlarına göre kemikler erişkin bir insanın vücut ağırlığının yaklaşık %15'i kadardır ve toplam ağırlıkları 5–6 kilogram civarındadır.
Kemik iliği ne işe yarar?
Kemiklerin içindeki kırmızı kemik iliği kan hücrelerini üretir. Yaşla birlikte uzun kemiklerdeki iliğin bir bölümü yağ dokusundan oluşan sarı iliğe dönüşür.
Kemik büyümesi ne zaman durur?
Uzun kemiklerin uçlarındaki büyüme plakları ergenlik sonrasında kapanır ve boyca uzama durur. Kaynaşmaların tamamlanması ise yirmili yaşlara kadar sürebilir.
Kaynakça
- Osteologia: Kemiklerin Genel Özellikleri · Ankara Üniversitesi Açık Ders Malzemeleri
- Bones · MSD Manual Consumer Version
- Bones, Joints and Muscles · MedlinePlus (NIH)